SANATÇILAR / GÜLSEREN KAYALI

GÜLSEREN KAYALI

1948 yılında İstanbul’da doğdu. 1968-72 yılları arasında UESYO/Uygulamalı Endüstriyel Sanatlar Yüksek Okulu’nda Tekstil Sanatları Bölümü’nde, Barbara Schmidt/Ozanay Omur Atölyesi’nde eğitim gördü ve lisans eğitimini tamamladı. 1967-77 yılları arasında DGSA/Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, (MSGSÜ), Yüksek Resim Bölümü’nde Prof. Devrim Erbil Resim Atölyesi, Prof. Sabri Berkel /Fethi Kayaalp Özgün Baskı Atölyesi’nde eğitim gördü ve yüksek lisansını tamamladı. 1983’te Süleyman Saim Tekcan Özgün Baskı Atölyesi, Kadıköy’de gravür-baskı çalışmaları yaptı. 1979-81; yılları arasında Şişli Terakki Lisesi İlköğretim ve Lise Bölümleri'nde Resim Öğretmeni olarak çalıştı. 1982-83; yıllarında İstasyon Özel Sanat Stüdyosu'nda 5/12 yaş grubunda Sanat Öğretmeni olarak görev yaptı. 1983-87; yılları arasında Devlet Resim ve Heykel Müzeleri Derneği Eğitim Müdürü ve 5/12 yaş grubu Resim Öğretmeni olarak çalıştı. 1984-87 yılları arasında Akbank sponsorluğunda Yaz Okulu'nda düzenlenen Resim Kursları'nda 5/12 yaş grubunda Resim Öğretmeni olarak çalıştı. 1989-2006 yılları arasında Studio Peinture Sanat Galerisi ve Atölyesi'ni kurdu ve yönetti. 2003'te Ayvalık'ta yaşamaya başladı. 2006-19 yılları arasında Ayvalık, Akçay, İstanbul, Kozak, Cunda Adası'nda Resim Atölyesi Çalışmaları yönetti.  2016 yılından bu yana Ayvalık Sahilkent'te yeni sanat sergileri hazırlıyor.

Düşüncelerimde IMOGA

"Süleyman Saim Tekcan çok değerli bir sanatçı, çok özel bir insandır… Hem kendi öz varlığı, hem de resim ve gravürü sevenler, yapanlar, çalışanlar, meslek ve iş edinenler, eserleri satın alıp onlarla birlikte yaşayanlar için… Bugüne kadar 3 çalışma mekanı ve müze IMOGA…

Gravür ve tüm diğer özgün baskının çeşitli teknikleri; her iş gibi istek, azim, dikkat, güç ile çalışma ister… En önemlisi resmi sevmek ve çok sabırlı olmaktır… Gravür yapmak, çok iyi desen bilmekten geçer. Çizilenler iğnenin ucundan yüzeye, tüm duygu ve düşüncelerin döküldüğü noktalar, zerreler olur…

İlk kez, Süleyman Hoca ile 1981’de Beyoğlu Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’ndeki sergide konuşmuştuk. Yeni mezun (1977) sayılırdım. “31 Neyzen” konulu yağlıboya resmi beğenmiş ve Kadıköy, Söğütlüçeşme’deki özgün baskı atölyesine davet etmişti… 1983 yılında, resmin çinko baskı çalışmasını yaptım atölyede. Veysel Hoca ve laborant Hüseyin ile hep beraber coşku dolu günlerimiz oldu.

Artess Çamlıca Sanat Evi’nin açılış gününde, merhum Metin Erksan ile birlikte kutlamaya katıldık. Süleyman Bey, İstanbul’a ilk geldiği dönemde, çok sevdiği Metin Hocanın “Sevmek Zamanı” filminde genç bir oyuncu olarak oynamıştı. Elinde tüfek ile olduğu dehşetengiz sahneyi hiç unutamam…

2003’te, Ayvalık’a yerleştim. Günlerden bir gün Ayvalık Belediyesi Orhan Peker Sanat Galerisi’nde Süleyman Saim Bey’in sergisi oldu. Anılarımız ve sevgimiz çoğaldı.

2012’de, Metin Erksan’ı kaybettik. 1994’ten beri yanında değildim, ayrılmıştık. Son yıllarında Süleyman Bey’in ona olan desteğini, dostluğunu ve sevgisini biliyorum. Bu vesile ile çok müteşekkirim…

2017’de, Ressam Yüksel Erdoğan ile IMOGA’ya ziyarete gittiğimizde, bir kez daha varılan noktanın yüceliğini yaşadım. Baskı resimler ile örülü duvarlardan gelen sesler, heyecanlı nefesler, düşünceler, çalışırken oluşan duygular, problemler, endişeler, çözümler…

İlk aklıma gelen anılar ve bugün… 73 yaşındayım, yıl 2021, ”15 Nisan Dünya Sanat Günü”, geç gelen baharı yaşıyoruz... İyi ki varsınız… İyi ki varız… İyi ki müzemiz IMOGA var… Nice yıllara, nice güzel ve değerli insanlara, emeği geçenlere, tüm sanatçılara, ressamlara, şimdi aramızda olamayanlara, unutulmaz anılara, yüreklerinde yaratma ateşi ile yanıp tutuşanlara, kav olup kavrulanlara, küllerinden yeniden var olanlara…" Gülseren Kayalı, 15 Nisan 2021, Ayvalık